Yazar: Dr. Celal Çelik

TBMM'ye sunulan son Vergi Barışı Kanun Teklifinde, kamu alacaklarının yapılandırılması, matrah artırımı, kasa ve ortaklar cari hesap affı, duran varlıkların değerlenmesi konuları yer almaktadır.
Dr. Celal Çelik; Yeminli Mali MüşavirYazı Tarihi: 16 Ocak 2021 Genel açıklamalar 1970 yılında yayınlanan 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu ile düzenlenen emlak vergisi, veriminin düşük olması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi gerekçelerle, merkezi yönetim tarafından yerel yönetimlere devredilmiştir. Bu vergi 01.01.1986 tarihinden itibaren belediyeler tarafından toplanmaktadır. 2019 yılında kabul edilen 7194 sayılı yasa ile, kaynağı […]
KDV Kanununda kur farkı kavramının geçtiği tek madde ithalatta matrahı düzenleyen 21'nci maddedir. Bunun dışında dövizli işlemleri düzenleyen 26'ncı madde, matraha dahil olan unsurları düzenleyen 24'ncü madde ve düzeltmeyi içeren 35'nci maddeler de konuyla doğrudan ilgilidir.
Vade farkı, malın bedelinin peşin ödenmemesi nedeniyle, malın peşin bedeline ek olarak yapılan ödeme şeklinde tanımlanabilir. Öte yandan kur farkları ise, kurlardaki değişme nedeniyle ulusal para cinsinden yapılacak ödemelerde ortaya çıkan farklar şeklinde tanımlanabilir. Vade farkı ve kur farkı esasen çok farklı kavramlar olmakla birlikte, isim benzerliğinden ötürü sıkılıkla karıştırılmaktadır. Kur farklarını daha iyi anlamak açısından, vade farkı kavramını da bilmekte yarar vardır.
Ekonomik bir kavram olarak faiz, parayı bugün kullanmaktan vazgeçmenin bedelidir. Başka bir anlatımla faiz, borçlunun kullanımına bırakılan anaparanın (sermayenin) vade veya temerrüt tarihine kadar getirdiği gelirdir. Faizde borçlanılan tutarın misli (artırımlı) bir şekilde geri ödemesi söz konusudur. Yapılacak faiz ödemesi, anapara tutarına, kullanıldığı süreye ve faiz oranına bağlı olarak hesaplanmaktadır. Oysa kur farkları dövizli veya dövize endeksli bir sözleşmelerde, sözleşmenin yapıldığı ve edimlerin ifa edildiği veya değerlemelerin yapıldığı sıralarda, döviz kurlarında meydana gelen değişikliklerden dolayı, ulusal para ile yapılan muhasebe kayıtlarında ortaya çıkan farklılıklardır. Kur farklarını oluşturan neden, döviz kurlarının değişmesidir. Bu yazıda, öncelikli olarak faiz kavramı tanımlanmış ve kur farkı kavramı ile karşılaştırılmıştır. Yazının detayları ilgili sayfadadır.
Kur, yabancı paraların ulusal paralar cinsinden değeridir. Kur farkı, ulusal paraların yabancı paralar karşısında değer kaybetmesi veya kazanmasıdır. Kur farkının İngilizcesi: difference of exchange, differences in rates of exchange
Gelir İdaresi Başkanlığı, dövizli yapılan finansal kiralama sözleşmelerinde ortaya çıkan kur farklarının ilk yıl maliyete eklenmesi görüşündedir. Ancak bu görüş bize göre hatalıdır.
Ücret, “işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir” (GVK md.61/1). Ücretler, GVK’nun 61-64’ncü maddelerinde düzenlenmiştir. Ücretlerin vergilendirilmesinde geçerli olan ilke hukuki tasarruftur. Diğer taraftan yabancı para cinsinden elde edilen ücretler ödeme gününün borsa rayici ile Türk parasına çevrilir (GVK […]
  Gerçek kişiler tarafından elde edilen gelirler gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir yıl içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır (GVK md.1). Gelir vergisinde vergiyi doğuran olay, gelirin elde edilmesidir.[1] Ticari kazançlarda elde etmede tahakkuk ilkesi geçerlidir. GVK’nun 37 ila 51’nci maddelerinde ticari kazançlar konusu düzenlenmiştir. Söz konusu maddelerde kur farkları […]
Kategoriler
Arşivler